Gençlik Parkı - Ankara

Geçmişten Günümüze Gençlik Parkı

Ankara belleğinde yer eden ve Ankaralılar için özel olan Gençlik parkı yeniden açıldı.

Bu konuda çok güzel bir araştırma yazısı buldum ve sizlerle paylaşmak istedim.

 

''Kaynak:Mimdap

Gençlik Parkı geçtiğimiz yıl içinde açıldı. Üzerinde çeşitli kişi ve kuruluş tarafından bir çok eleştirilerin yapılmasına neden olan parkla ilgili olarak belki de bu gözlemi yapmakla iğneli bir fıçıya girmiş bulunuyoruz. Ancak gözlemi “sade suya tirit bırakmadan ”fakat “bir tarafa da yıkılmadan” hem şu anda kullanıma sunulmuş olan yeni Gençlik Parkı’nı tanıma ve tanıtmak, hem bu süreç içinde yapımcı belediye yetkililerinin görüşleriyle bu uygulamaya çekince koyan kurum ve kuruluşların görüşlerini ortaya sermek hem de kamusal bir alan olarak Gençlik Parkı’nın bugün taşıdığı öneme değinmek istiyoruz.

12.jpg

Gözlemimiz bir anlamda toplumsal uzlaşının yeterince sağlanmadığı koşullarda yapılan önemli bir tarihi değeri de olan kamusal girişimin; Gençlik Parkı’nın bugününü, bugünkü Ankara içinde anlamını irdelemek ve tartışmaya açmaktır.Bilindiği gibi Gençlik Parkı Ankara’nın tarihi parklarından biridir. Cumhuriyetin ilk yıllarında bataklıklarla kaplı olan yaklaşık 28 hektar büyüklüğündeki arazide kurulmuştur. Park yapılmasına karar verilen arazinin bir bölümünde zamanında “Ay-Yıldız” adında bir futbol sahası bulunmaktaydı. Parkın inşaatına 1936 yılında başlandı. TBMM tarafından o yıllarda, o günün koşullarında 600 bin lira ödenek ayrılarak iki yılda bitirilmesi planlanan park 19 Mayıs 1943’te tamamlanarak hizmete açıldı. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda açıldığı için de parka “Gençlik Parkı” adı verilmişti.

t-4.jpg

Geçmiş zamanlarda fıskiyeler altında Büyük Havuzda sandal gezintileri.

Tartışmasız Süreç Yok
Günümüzde kamusal alanda karşılaştığımız ve muhtemelen bundan sonra karşılaşacağımız yapıtların gerisinde bir tartışma olacağı, çoğunlukla bütün toplum kesimleri ve temsilcilerinin mutabakatı ile gerçekleşmeyeceği görülmektedir. Yapılan belli bir ölçeğe haiz inşaat, düzenleme, yenileme, kamusal alan… her ne ise; bu konuda değişik kesimlerin farklı görüşleri olacağı, her kesimin önem verdiği değer ve sistemlere göre kamu kaynaklarının “toplum yararına” kullanımına ilişkin tartışmalar yaşanacağı görünür bir gerçektir.

Gerek kamu kaynaklarının kullanılması ve bunların önceliği gerekse kaynakların doğru harcanıp harcanmaması yönünde gibi sanki teknik bir düzlemdeymiş gibi öne sürülen tartışmaların aslında günümüz Türkiye’sinin farklı kesimlerinin siyasal mücadelesinin bir devamı olduğunu söylemeliyiz. Büyük enerji yatırımlarından ulaşım projeleri kararlarına, kamu yapılarından kentsel projelere kadar her birinde konunun yapılması yanında olanlar kadar karşı olanlar da bulunmaktadır. Dolayısıyla burada görüşlerden “tek birine” bağlı kalmadan, okuyucuya tarafların farklılık gösteren fikirlerinin tümünü aktarmak süreci ve üzerinde tartışma yapılan konuyu anlamayı kolaylaştıracaktır. Bir anlamda; her türden yayıncılıkta olduğu kadar mimarlık yayıncılığında da objektif kalabilmek için tarafları ve görüşlerini vermek yerinde olacaktır.

Bu noktaya gelmişken; “kamu fikri” ve bağlı olarak “kamu yararı” fikrinin birbirinden uzak, farklı ekonomik-siyasal doktrinlere göre karşıt yorumlanışı kadar bazen birbirine yakın ama sonuçta tamamen zıt sonuçlara ulaşan yorumlarının bulunduğunu unutmamak gerekir.

Bu yelpaze içinde olan biteni farklılıklarıyla olduğu gibi vermek meraklısı veya araştırmasını yapacak olanlar için daha doğru bir veri oluşturacak; tarihe not düşmek gerektiğinde de her ne yapıldıysa ona ait “tek bir görüşün” bulunmadığını vurgulamak yerinde olacaktır.

Bu öngörü içinde (belki sadece Gençlik Parkı fiziksel değişimini yorumlamak isteyenler için gereksiz olsa da…) Gençlik Parkı yenileme sürecindeki tartışmaları aktarmayı görev saydık. Görev saydık; zira nesnel olarak meydana çıkmış işin sonunda bazı şeylere “olumlu” sayılacak şeyler söylemek icap ettiğinde bile süreçteki olumsuzlukları olumlamak anlamını taşımadığını vurgulamamız gerekirdi. Bu manada “ya karşısında olursun ya parkı yapan iradenin yanında olursun” gibi kaba ikilemlerin içinde olmadan konuyu işleyebilmeyi, yapabildiğimiz oranda bir gözlem gerçekleştirmeyi önemli sayıyoruz.

t-6.jpg

Geçmişten bir kare. Doğan Kardeş dergisinden

Gençlik Parkı Yapılmasının Kısa Hikâyesi
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Gençlik Parkı’nın inşası için 1935′de 600 bin lira tahsis edilir. O yıllarda nüfusu 122 bin 270 olan ve çevresi boş otluk araziyle çevrili, susuzluk çeken Ankara için park öylesine önemli bir projedir ki her türlü fedakârlık göze alınır.

Genç Cumhuriyetin başkenti Ankara, bilindiği gibi Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren özel olarak planlanmış, merkezi hükümetin hizmet binaları önce Ulus (eski kent çevresinde) sonra Bakanlıklar-Kızılay (Yenişehir bölgesinde) tasarlanmış, dönemin kaynaklarının önemli kısmı Ankara’nın başkent olmasına tahsis edilmişti. Bu anlamda; bütün batılı kentlerde var olan “kent parkı” Ankara’da yaratılmak istenir. 1923 den başlayan ve süreklileşen kentleşme hareketinin bir devamıdır Gençlik Parkı projesi aynı zamanda.

t-2-67.jpg

Yıl 1967, Büyük Havuz kenarı gazinolar, çay bahçeleri

Ankara’nın başkent yapılması serüveni içerisinde İncesu Deresi’nin taşkın alanı olan bataklık ki toplam 270.000 metrekare arazidir bu alan, şehrin büyük park ihtiyacını karşılamak üzere düşünülmüştür. 1936’da Gençlik Parkını bu bataklık sahası üzerinde yapılması kararı verildiğinde tasarımcı olarak Fransız Theo Leveau seçilmişti.

İncesu mecrası temizlenecek ve üzeri kapanacaktır. Filtre istasyonundan 40 milimetrelik borularla saniyede 150 litre akacak su getirilecektir. Meydanda büyük bir havuz olacak üzerinde bir adacık bulunan havuzda motor ve sandallar yer alacak ve ayrıca adaya iki de köprü yapılacaktır. Parkta gül bahçesi, kahve ve gazinolar, Ankara ikliminde yaşayabilecek kuşlar için bahçe, açık hava halk tiyatrosu, çocuk bahçesi, labirent, yüzme havuzu, atlılar için 2 bin 200 metre uzunluğunda gezi yolu bulunacaktır. Önceleri askıya alınan projeden sonraları tamamıyla vazgeçilir.

t-8.jpg

Yıl 1965, Gençlik Parkı genel görünümü

1939’da inşaata başlanır ve 19 Mayıs 1943’de Gençlik Parkı, Başbakan, Meclis Başkanı, Bakanlar ve milletvekillerinin bulunduğu bir törenle açılır. Başkentin artık büyük bir parkı vardır.

İncesu Bataklığı’nın Gençlik Parkı’na Dönüşümü
Gençlik Parkı kısa sürede Başkentlilerin sosyal yaşamında önemli bir yere oturur. Hafta sonu aktiviteleri, memur ailelerinin gazino ve piknik keyifleri giderek yeşeren bu büyük havuzlu parkın etrafında sürmeye başlar. Ankara hatırası fotoğrafların hemen hemen çoğunun fonunda Gençlik Parkı yer alır.

t-7.jpg

Dönemin bir Ankara kartpostalı, 1970 ler

Semaverde çay keyifleri, İstanbul’un en gözde ses sanatçıları parkta, Başkent’in ilk sahiplerini ağırlar. Parkın büyük havuzundan sandallarla gezmek dışında yüzmek ve diğer sportif etkinlikler için de yararlanılabileceği düşünülür 1944 yılının 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda havuzda yüzme, kürek ve yelken yarışmaları düzenlenir. Ankara gibi susuz, kurak bir kentte böylesine büyük bir havuz ve ağaçlık alanın önemi küçümsenecek gibi değildir.

İlk projede, Ankara ikliminde yaşayabilecek kuşlar için bahçe, açık hava halk tiyatrosu, çocuk bahçesi, labirent, yüzme havuzu ve atlı gezintiler için 2200 metrelik bir gezi yolu bulunmaktaydı. 1951 yılında gösteri için gelen İtalyan Lunaparkının benzeri Gençlik Parkı içinde kuruldu.

t-1.jpg

Gençlik Parkı içine kurulan minyatür tren

1956 yılında “Bugünkü Ankara” adında bir sergi açıldı. 1957 yılında TCDD tarafından parkı dolaşan iki minyatür tren işletilmeye başlandı. Daha sonra park içerisinde nikah salonu kuruldu. Parkın içinde etrafı geniş yeşil alanlarla kaplı, önceden kayıkla gezilebilen, geniş bir havuz bulunmaktaydı. 1960′lı yılların başına kadar havuzda su sporları yapılıp, konserler verilmekteydi. Ayrıca havuz çevresindeki aile gazinolarında dönemin en ünlü Türk Sanat Müziği solistleri program yapmaktaydı. 1980′li yılların başında minyatür trenler kaldırılmış ve bu dönemden sonra halkın ilgisini giderek kaybeden park, günümüzde yenilenerek 30 Ağustos 2009 ‘da tekrar açıldığı şimdiki sürece gelinmiş oldu.

t-5.jpg O sandal sefaları…

İşlevinden Uzaklaşan Gençlik Parkı
Gençlik Parkı 1980 li yıllarda yukarıda sayılan niteliklerini kaybetmeye bir anlamda yavaş yavaş bakımsız bırakılmaya başlanmış ve giderek kent içinde park niteliğini kaybetmiştir. Ortadaki göletin etrafındaki çay bahçeleri ve gazinoların özensiz yapılaşmaları, boşlukların bir proje temelinde değil gündelik kararlarlarla bozulması, parkın yoğun bir eskimeye uğraması çıkan olumsuz manzaranın sonuçları gibidir.

t-3-78.jpg

Yıl 1978, Gençlik Parkına başka bir bakış

Genelde ülkemizde yaratılan olumlu-olumsuz; kamu kaynakları harcanarak ortaya konmuş her türlü kamu yapısı, alanı, meydanı, parkı,… yapıldığı andan sonra yıllık, on yıllık ya da yapının gerektirdiği ölçü ve sayıda “bakım” dan geçirilmediği için, neredeyse yapılıp ortaya bırakıldığı ve sonra parçalanıncaya kadar kullanılıp eskitilip tüketilme alışkanlığı bulunduğu için açıkçası Gençlik Parkı’da bu anlayışın kurbanları arasında sayılabilir. Bu söylediğimiz genelleme aslında kamusal bütün yapılaşmalar için negatif bir kültür şeklinde yerleşmiştir. Bir yapıyı yapmak için güçlükle ayrılan kaynak o yapının kullanımı sırasında geçireceği eskimeye göre yeniden onarım, ayakta tutma, temizleme, işlerliğini devam ettirme yönünden düşünülmez.

Yukarıda 1980 lerden sonra parkın niteliğini kaybetmesi diye bahsettiğimiz meselenin temelinde birincisi bu olumsuzluk yatmaktadır. İkincisi ise yıpranma ve eskime sürecine yönetimlerin bazen bilerek ve isteyerek seyirci kalmaları, o mekanların yaşaması için basit müdahaleleri bile yapmaktan imtina etmeleridir.

Zaten biraz sonra aktaracağımız eleştirilerde bu “özellikle bakımsız bırakmak, işlevini yitirmesine göz yummak” gibi fiiller de vardır.

Belediye ve yönetimi tarafında Ankara’ya olumlu bir yatırım bile yapılacak olsa bunu bir hesaplaşmaya dönüştüren, demokratik kuruluşlarla bir anlamda takışmanın aracı haline çeviren yaklaşımlar yıllardır çok tanıdık olduğumuz ve çatışma kültürünü besleyen çıkışlardır. Gençlik Parkı’nın yenilenmesinde bu “rövanşist” yöntemin belediye tarafından terk edilmediğinin bir kez daha altını çizerek gözlemimizi sürdürelim.

Kamusal Alan Yaratma Ve Yaşatma
Kamusal alan diye saydığımız kamu kullanımındaki yapılar, meydanlar, yayalaştırılmış akslar, parklar, park-eğlence-dinlenme-kültür aktivasyon alanları gibi özellikli kullanımlar için ülkemiz kentsel mekanlarında “yeterli donatının” bulunmadığını en azından söylemeliyiz. Böyle bir eksikliği kent dokusu içinde yerine göre dinlenme yerine göre geniş kesimlerin zaman geçirebileceği aktivasyon alanları sunarak gidermek gerektiği ortada.

Kent toprağını sadece binalar, yollar, otoparklar ve küçük yeşil parklardan ibaret saymak herhalde doğru olmaz. Her kentin bir ruhu, kentin insanlarının da kullanım alışkanlığına uygun olarak arzuladığı, beklentisi içinde olduğu faaliyetleri yerine getirebileceği tesisleri, sanat yapılarını, gezinti ve dinlenme alanlarını sunmak çağdaş şehircilik ve mimarlığın ilgi konularından olmalıdır. Bir de bunların karar vericileri konumunda olan yerel-merkezi görevlilerin ufkunda yer almalıdır.

Ankara’nın geçmişinde bozkır var ve Cumhuriyet Dönemi o günün şartları ve anlayışında modern bir kent yaratmayı önüne koymuş, bu fikrini bir toplumsal proje olarak işletmiştir. Bir başkent yaratılırken coğrafyasından da faydalanılmıştır. Gençlik Parkı, belki nehir kenarlarındaki Avrupa başkentleri gibi değilse bile o günün sınırlı şartlarında hatırı sayılır büyüklükte bir gölet ve etrafında dinlenme yerleri, çay bahçeleri, gazinolar bir anlamda güncel sosyal yaşamın karşılaşma ve buluşma mekanları olarak inşa edilmişti. O konsept kendini epeyce bir süre taşımış, Ankara için geleneksel bir kullanım özelliğine doğru geliştirmişti. Ankaralıların hafızalarında Gençlik Parkı kent içi dinlenme yeri, nikah salonu, Göl Gazinosu, Zeki Müren’in ve meşhur sanatkarların izlendiği gazinolar, göl kenarı çay bahçeleri, sandalla gölde dolaşma eylem ve imajlarıyla yüklenmiştir.

Bozulmanın Diyalektiği
Ancak 1980 lerde gerek park içindeki yıpranmaların giderilemeyişi gerekse gazinoların ticari kaygılarla yapmış oldukları eklerle yerlerinde bir ur gibi büyümelerinin parkın morfolojisini bozması bir eskime havasını ortaya çıkarmıştır. Ama diğer taraftan seksenli yılların sonunda “gazino kültürü” diye kısaca özetlenen eğlenme biçimlerinin bütün ülkede olduğu gibi rağbet almaması gibi ana nedenler parkın tenhalaşması gündeme geldi. Tenhalık ve kullanım isteksizliği parkın ihmale dayalı bakımsızlığıyla birleşince, yılların parkı üzerinde taşıdığı öneme denk düşmeyen bir duruma doğru sürüklendi.

Bu arada doksanlı yıllar sonlarında kent yönetimleri ülkedeki iktidarların değişmesi paralelinde el değiştirdi. Kentin ‘yeni’ yöneticileri yeni tasavvurlarıyla kente işleyiş ve biçim vermeyi tasarladılar. Nitekim dikkatlice bakıldığında son on onbeş yıldır Ankara bu cümlenin anlamlarıyla ve göstergeleriyle dolu olduğu görülecektir. Buradan Gençlik Parkı özeline dönersek; gizli özne olarak kent insanına belli kalıplarda yaşama biçimi dayatmayı kafalarının bir yerinde taşıyanların; ailecek eğlenilen, içki içilen, kadınlı erkekli toplanılan mekanlara sıcak bakılmıyor olmasının da payını düşünmeliyiz. İşte parkın yenilenmesi fikrinin ortaya atılması bu icraatlar ve düşünce yapısının perspektifi içinde, özellikle Ankara’da olmak üzere bazı siyasal yapıların yaşam biçimlerine sınır getirecekleri kaygısını duymalarıyla ifadesini bulan tepkileri ortamında şekillendi. Gençlik Parkı’nın yenilenmesi projesi salt bir kamusal alan projesi gibi değil güncel siyasetin malzemesi olacak şekilde ve gündelik siyasetin gerilimleri altında derin bir tartışma konusu olmaya başladı.

Projenin Mimarı Tokcan: “Park yeniden modern görünüme kavuşacak”
Ortada nesneler, binalar, meydanlar parklar tartışılırken onun tasarımcısının hatırlanmadığı bir ortamda biz yaptığımız ufuk turunda projenin mimarının basında çıkmış ifadelerini en azından buraya aktarmak istiyoruz.

Aslında projeyi bütünüyle mimarının ağzından anlatan tam bir metine de rastlayamadık doğrusu. Belki bu yayınımızın sonunda sayın Öner Tokcan bir değerlendirme yazısı ya da proje raporunu, proje görselleriyle gönderirse bu sayfalara onları da ekleriz.
Basında yer alan ve “mimar görüşü” olarak bulabildiğimiz yazı:

“Avrupa ve Türkiye’de birçok projeye imza atan Gelişim Mimarlık A.Ş’nin mimarlarından Öner Tokcan da, şimdiye kadar yapılmış en büyük kentsel park unvanını elinde bulunduran Harikalar Diyarı ile Altınpark ve Dikmen Vadisi 2. etap projelerini de kendilerinin yaptıklarını belirterek, Gençlik Parkı’nın yeniden modern bir görünüme kavuşturulması için çalışmalara başladıklarını belirtti. Tokcan, parka yönelik yapılan eleştirileri haksız bulduğunu söyledi.

Öner Tokcan, eleştirilerin daha projenin ne olduğunu bilmeden yapıldığını kaydederek, “Eleştiriye açığız. Ancak projeyi bilmeden eleştiri yapıyorlar. Benim Gençlik Parkı’na yapılacaklara ilişkin temel düşüncem, parkın fonksiyonunu ve estetiğini, son zamanlardaki bozulmalardan arındırarak iade etmek. İçindeki tesisleri, güncelleştirerek, yeniden hayat kazandırmak. Burada projeyi bilmeden eleştirmeleri beni son derece üzüyor. Parkın son yıllarda bozulmuş olan estetiğini ve güzelliğini kazandırarak vatandaşlara iade edeceğiz” dedi. (30 Eylül 2008 Ankara Basını)

Görüşler, Eleştiriler…
Gözlemimizin başında da belirttiğimiz gibi üç-dört yıl önce başlayan ve Gençlik Parkı açılmasına rağmen halen devam eden tartışmalara bu bölümde yer vereceğiz. Böylece karşılıklı argümanları bu yapım süreci içinde izleyicilerin değerlendireceğini umuyoruz.

Bu konuda parkın yenilenmesini Ankaralılara anlatan Büyükşehir Belediyesinin kendi söylemleriyle ve argümanlarıyla parkın bugüne gelişinin hikayesini öncelikle ele alalım:

genclik-park-1.jpg Yeni Gençlik Parkı Fikri Ve Sunumu19 Mayıs 1943 tarihinde kurulan Gençlik Parkı, Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından başkent’in en gösterişli rekreasyon alanlarından biri haline getirilmek, baştan sona yenilenmek ve kendi değimleriyle “son derece modern yepyeni bir görünümüne kavuşturulmaya, yeni modern görünümüyle, gece gündüz açık kalarak, eski hüviyetine kavuşacağı” öngörülmüştü.Parkın inşa edilmesi sırasında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ve yeniden planlanan Gençlik Parkı için halka tanıtım amaçlı bir sunum yapılmıştır. Bu sunumu şu anda yapılmış olan ve hizmete giren projenin “yapılış fikri” olarak özetleyerek sizlerle paylaşıyoruz.(tıklayınız)
genclik-park-2.jpg Yeni Gençlik Parkı Üzerine EleştirilerGençlik Parkı için 2005 de yeniden yapılacağı söylendiği andan itibaren konuyu takip eden başta meslek odaları ve Gençlik Parkı içinde Sanat Kurumu gibi bir çok kuruluşun ve akabinde siyasi partilerin tepkileri oluştu. Gençlik Parkı’nın bugününü değerlendirmeden önce geçmişten bugüne kadar ortaya konmuş bu tepkileri de ileriye yönelik belge oluşturması dileğiyle bir araya topladık ve sizlerle paylaşıyoruz.(tıklayınız)

Bugünkü Park İçin ‘Reel’ Bir Gözlem
Ankara sanki Gençlik Parkı ile yıllar önce kurduğu ilişkiyi bir nedenle koparmış, bir sebeple o mekanlardan elini eteğini çekmiş, orada bir park olduğunu unutmuş gibi görünüyor. Kentin Ulus, Opera, Tren Garı bölgeleri arasında kalan alanda kentsel manadaki kullanım değişiklikleri adeta parkın içine işlemiş, bir zamanlar Ankara’nın denizi, piknik yeri, dolaşma ve hava alma alanı, gazinolarda eğlenme bölgesi bu hüviyetini yitirmiş ya da başka yerlere kaptırmış görünüyor. Ortada bir gezi parkı var ama kullanıcısı bunun farkında değil belki de.

Bu yüzden bugün yeni açılan park “bütün yeniliğine” rağmen kendi asgari düzeyde doluluğuna ulaşamıyor. Bir miktar zaman geçmesi gerekecek en azından, bu anlaşılıyor.

Park kış ayları olmamız ve yeni açılmasını Ankaralıların henüz kavramamış olmasından dolayı az sayıda izleyicisiyle şu anda. Yer yer parkın içindeki görevliler ve güvenlik elemanları kullanıcılardan daha fazla hissediliyor. Bu sonucu henüz mekanların başarısı açısından bir netice değerlendirmesi yapmak elbette gerekmez ama paragrafın başında söz ettiğimiz soğukluğu, Ankaralının parktan kesilmiş olan ayağını vurgulamamız lazım.

Nitekim artık havuz kıyısında olmayan yelkenli gergilerin altında bir dizi olarak konumlandırılan çay bahçelerinden henüz bir tanesi çalışır vaziyette ve o da çok az sayıda müşterisine hizmet veriyor.

Yenilemeler yeni mekanlar
Gençlik Parkı genel olarak kendi morfolojik yapısı içinde yer alıyor. Parkın hayat bulduğu havuz yine çok büyük ölçüde çizgisini yitirmemiş yerinde duruyor. İçi su kaçaklarına karşı yalıtım malzemesiyle kaplanmış, kenar bitişleri yenilenmiş ve bir kısım su fıskiyeleri, ışık oyunları eklenmiş. Ama artık havuz süs havuzu, içinde sandallar, su bisikletleri yok.

4-2ulusgirithifyskiyelihavuz.jpg

Parkın Ulus tarafı esas girişi değiştirilmiş, dışa açılmış dairesel bir plan içerisinde kaskatlı su havuzlarının çevrelediği küçük meydancığın bir tarafında yer alan ark biraz Selçuklu taç kapı esinlenmesi ya da onun stilize edilmiş halini andırıyor. Parkın eski tescilli girişleri ise restore edilerek bekçi odaları olarak kullanılıyor.

4-eskigirithkapysy.jpg

Tarihi giriş kapısı

Ulus girişinden sonraki ilk toplanma meydanından sonra hafif eğimli iki ana kola ayrılan ve yer yer basamaklarla deva eden yolun ortasında kaskatlı havuzlar aksına doğru gelip kendini bitirmekte, Büyük Havuz miradoruna yönelmektedir. Bu miradordan havuzun sağ tarafı geniş kavisli yürüme aksı pergolalarla örtülmüş ve yine yeşil alan içlerine küçük yollar verirken sol tarafındaki kaviste ise içinde eski Göl Gazinosu ya da sonraki Nikah Dairesinin bulunduğu ada ve ona bağlantı kuran köprüyle karşılaşıyorsunuz. Bu ada içindeki eski bina neredeyse eski olarak duran, herhangi bir restorasyona tabi tutulmayan bugün de aktif olarak kullanılmayan görünümüyle biraz sıkıntılı vaziyette. Bu yapının tescillendiği ve bu yüzden parkın yenileme proje kapsamı dışında kaldığını öğreniyoruz.

4-1havuzdanuluskapysy-aksyn.jpg

Girişte parkın planında yer alan çizime büyük ölçüde uyulmuş bir yerleşim var.

31.jpg

Bir defa, Büyük Havuzun biraz dışına doğru; park dış sınırlarına yakın olacak şekilde Kültür Merkezi, Gençlik Merkezi ve Tiyatro binaları eskilerden var olan yapıların yıkılmasıyla yeniden yapılmış. Tiyatronun yanında gergi sistemle yapılmış ve üstü tente ile örtülü çocuk oyun alanı da yeniler arasında.

7kulturmerkezi.jpg

Kültür Merkezi

28cocukoyun.jpg

Çocuk oyun alanı

Gar kapısına doğru yaklaştıkça Gar girişi aksı yeni düzenlenmiş. Büyük havuzun Gar kapısı aksındaki ucunda hem bir anıt yapılmış hem havuzun içine doğru dairesel seyir-oturma terasları ve aktivasyon alanları yaratılmış büyük ölçüde havuz üstündeki su-ışık ve ses gösterilerinin izlenebilmesi planlanmış gibi görünüyor.

9.jpg

17-18heykeller.jpg

111.jpg

Büyük havuz ve anıt

61.jpg

Oturma alanları

Büyük havuzun kenarlarında ise serbest oturma alanları düzenlenmiş. Buradaki düzenleme başarıları ve kentsel mobilyanın tercihlerinde tartışılır taraflar olsa bile su kenarının kamusal kullanım imkanına bırakılması iyi.

20-23-24kentmob.jpg

Asma Germe Sistemler, Tente Mimarlığı
Parkın yenilenmesinde müellifin yeni tasarımı bir çok açık alanı ve onların bir bölümünün hafif üst örtülerini içeriyor. Güncel eğilimler ya da müellifin kişisel tercihi olarak gergi sistemleriyle çadırlar parkın çeşitli yerlerinde gölgelikler olarak kullanılmış.

25-26-27tente.jpg

Yine bir alışveriş dükkanlarından oluşmuş kavisli dizinin önü etkinlik alanı ve meydan olarak düşünülüp üzeri büyük bir çadır gibi germe sistemle kapatılmış. Yine aynı üslup içerisinde çocuk oyun parkı içerisinde çeşitli oyun aletlerinin bulunduğu platform güneş ve yağmurdan korunması için büyükçe bir konstrüksiyon ve onu saran çadırla örtülmüş.

Çay bahçeleri bloğu da sanki uzaktan gölün kıyısına yanaşmış yelkenliler gibi duracak şekilde bu gergi çadırlarla oluşturulmuş.

13caybahceleri.jpg

Genel olarak parka hafif şeffaf bir hava katan bu özellik altında tariflediği mekanlarla bazen terince uyuşmuyor eleştirisini de yapmalıyız. Çocuk oyun alanıyla diyelim ki bütünleşirken çaybahçeleri gibi yerlerde önce betonarme kuruyu yapıp sonra her şeyin üstüne ağaç dalları gibi konstrüksiyon ve çadır gergisi mimari biçimlemede eklektik duruyor.

14bircaybahcesi.jpg

Rampalar, Kaplamalar…
Kamusal alanların günümüzde yaygınlaşan bir bilinçle özürlülerin kullanımına da açık tasarlanması, mimari engellerin kaldırılması esas oluşturmaya başlamıştır. Ancak daha çok yeni bir uygulama olan Gençlik Parkı’ndaki tekerlekli sandalye rampalarının gözden kaçtığını fark ediyoruz. Daha önce Ankara’nın alt geçitlerinde yapılan bazı engelli rampalarının korkunç eğimleri fotoğraflarıyla bu sayfalarda yer almıştı. Maalesef aynı şeye burada da rastlıyoruz.

Merdivenle aynı eğimde engelli rampası olmaz ! Bu bir park merdiveni yani rıhtı çok düşük bir merdiven bile olsa rampa boyu merdiven basamak yolundan daha uzun yer kaplar. Artık bu kadar şeyi atlamamak gerekir. Bir de karşısına çiçek saksısı koyarak geçişi tümüyle engellemek anlaşılır değil.

Yine taş kaplamaların bitimlerinde kusurlar var. Projeli bir işin sonlamaları bu şekilde olmamalıdır.

29-30-31kusur.jpg

Böyle rampa böyle bitiş olur mu?

Bu eleştirileri de aslında kolayca giderilebilir olduğu için yetkililerin bir an önce görmesi ve duyması sonra da gereğini yapmaları için kaleme alıyoruz.

Pırıl Pırıl, Fazla Yeni
Gençlik Parkı ilk inşa edildiği zamandan bugüne değin 70 yıl gibi bir süre geçmiş ve bu süre içinde tanıklıkları ve Ankara’nın tarihi içinde bir eskiliğe kavuşmuş bulunmaktadır. Elbette çok eski değildir, yüz senesi yoktur mesela. Ama yine de bir dönem Ankara’nın eğlence hayatında izler bırakmıştır.

Böyle bir referansa sahip mekanda her şeyin yeniden yapılması, yeni döşeme kaplamaları hiçbir tarihsel eskimeyi (patineyi) içermediğinden gıcır gıcır fazla yeni bir rüzgar estiriyor. Bunu sadece bu parka özel bir eleştiri olarak almaktan daha çok bizde kamusal yapı ve alanları kalıcı bir planlamayla, daha dayanıklı malzemelerle ve doğru çözümlerle bitirmemiz sonucunda gündelik eskimenin yapıyı ve alanı neredeyse yerinden söküp götürdüğünü, kısa zamanda tanınmaz hale soktuğunu belirterek genele yaymalıyız.

15-16-19heykeller.jpg

Heykeller açısından fakir olan parkta var olan Itri heykeli ve diğer parçaların sanatçıları belirsiz

Bu yolla aslında tarihi nitelik taşıyan mekanların gerçek ama kullanılabilir eskiliklerinin günümüze taşınamayışına önemle vurgu yapmak gerekir. Bu cümlenin devamı olarak bundan sonraki tasarımlarda geçiciliğe, uçuculuğa, tüketip bitirmeye ve atmaya dayalı kültürün yerine kalıcılığa biraz daha fazla önem veren bir seçimin yapılmasına yönelmek gerektiğinin altı çizilmelidir.

Sonuçta Toplum Kazansın
Üzerinde fırtınaların koptuğu, tartışmaların yürütüldüğü Gençlik Parkı bir nesnel gerçeklik olarak önümüzde duruyor. Birincisi kamu kaynaklarının kullanıldığı bu yenilemenin bundan sonra verimli kullanılması, topluma hizmet sunması, bir ihtiyacın karşılığı olması dilenir ve beklenir. Aynı zamanda eleştiri düzeyinde olsa bile farklı fikirlerden kent yönetimlerinin fayda çıkararak olabildiğince o fikirlere değer verip o eser üzerindeki düzeltmeleri, gerekiyorsa ekleri yaparak toplumsal kesimlerin sesine daha fazla uyduklarını göstermeleri beklenir. Demokratik etkileşim “dediğim dediktir” tavrı değil karşıtlarına da önem vermeyi kapsar.

Gençlik Parkı geçmişte Ankara’nın bozkırı içinde bir göl oldu, bir sahil oldu, halkın nefes aldığı bir mekan oldu belki. Mesire yeri gibi algılandı yıllarca. Şimdi de Ankara gibi bir kentin ortasında 27 hektarlık yeşili suyu parkı ile bulunmaz bir kıymet oluşturan Gençlik Parkı kaybedilmeden ileriye taşınacak kentsel bir olgudur. Dolayısıyla bu parkın tarihsel önemi, her zaman taşıdığı potansiyel değeri yanında bugün kullanıma açılmış olmasıyla ortaya çıkan kullanım değerinin birleşmesi lazımdır.

Gençlik Parkı, fiziki düzenlemeleri, kullanım kararları açısından bazı eleştirilere tabi tutulacak olsa bile bugün Ankara’da, günümüz dünya standartlarında ya da ona yakın bir anlayışta durmaktadır. Tam kentin ortasında o büyüklükte bir alanın atıl kalması zaten en son düşünülebilir birşeydir. Kamusal çıkarları temsil eden gruplar, görüşler, meslek birimleri ile yönetim görüşlerinin çatışması aslında daha fazla kamusal imkanın temin edilmesi yarışı, yönetimlerin denetlenmesi, toplumsal kesimlerin dileklerinin sunulması manasında anlaşılmalıdır.

Şimdi Gençlik Parkı üzerinde yapılan tartışmaları unutmadan bu mekanlar yeniden kazanılmalı, kentin kullanımıyla gelişmelidir.

Mimdap''

 

Gençlik Parkı yeniden Ankara için var ve yeni yüzünü Ankaralılar ne kadar benimseyecek  bunu  zaman gösterecek.

Yorum Yaz